İki dirhem bir selenyum

selenium

Selenyum adlı minerali duymuşsunuzdur. Kalp damar sistemini korumasının yanı sıra kansere karşı önleyici etkilerinden dolayı bu mineralce zengin gıdalarla beslenilmesi tavsiye edilmektedir.

Önemli bir antioksidan olan selenyum vücut hücrelerini serbest radikallere karşı koruyarak yukarıda belirttiğim hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır. Selenyumun özellikle karaciğer ve pankreas kanserleriyle mücadelede önemli rol oynadığı bilinmektedir.

Bitkisel gıdalardaki selenyum miktarı yetiştiği toprakta ne kadar selenyum bulunduğu ile yakından ilgilidir. Bazı bitkisel ve hayvansal gıda örnekleri vermek gerekirse;

Brezilya kestanesi: Adından da anlaşılacağı gibi ana vatanı Güney Amerika olan bu yemişin bir tanesi bile günlük selenyum ihtiyacının tamamından fazlasını karşılar.

Ay çekirdeği: İşte, cazibesi karşısında kimsenin fazla dayanamadığı, yedikçe yediğimiz günebakan bir selenyum deposu. 100 gr ay çekirdeği selenyum ihtiyacının tamamını karşılar.

Balık: Uzmanların bol bol tüketilmesi gerektiğini vurguladığı balık da selenyum kaynağı. Özellikle somon, sardalya selenyumu alabileceğiniz balık türleri.

Kırmızı et, hindi ve tavuk eti, yumurta, esmer pirinç, yulaf, soğan, tahıllar, sarımsak, istiridye sayılabilecek diğer besinler.

Dikkat! İşlenmiş konserve gıdalarının tüketimi selenyum eksikliğine davetiye çıkarabilir! Çünkü besinler işlendikçe içerdikleri vitamin ve mineral oranları azalır.

Her şeyin fazlası zarar demiş büyüklerimiz! Selenyumun fazlası da öyle. Yetişkin bir insanın günde 55 mikrogramdan fazla selenyum tüketmemesi gerekir. Selenyum, gıda takviyesi olarak mutlaka bir uzman kontrolünde alınmalıdır. Fazla selenyum alımı saç, tırnak, cilt, sinir ve sindirim sistemi problemleri hatta karaciğer üzerinde hasara yol açacak sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde yılda ancak kişi başı 8 kg balık tüketildiği düşünülecek olursa; bırakın selenyumu balıktan almayı, diğer vitamin ve mineralleri dahi yeterince alamadığımız aşikâr!

Ama sevindirici olan, bol bol “çekirdek çitliyo” olmamız 🙂 Kendimizi alamayıp 100 gr’dan fazla tüketmediğimiz sürece her açıdan faydasını görmemiz mümkün. Çitledikten sonra kabuklarının yere atılması da insanı ne kadar kendinden geçirdiğinin bir işareti olsa gerek 😦

Sevgiyle ve doğal kalın.

6 thoughts

  1. Vucuttan gelen sinyalleri dinlemek lazim.. Canim neyi cekerse onu tuketmekten yanayim..Ve hazir gida pek tuketmem.. Dogal ve saglikli beslenincede pek sorun olmuyor vitaminler konusunda..

    Beğen

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s