40 Yaş Sendrom mu Yeni Bir Başlangıç mı

 

40 Yaş Sendromu

Çocukluğundan beri gözlük takıyordu kadın. Son zamanlarda küçük yazıları okumakta zorlanmaya başlamıştı. Yıllık kontrollerini ihmal etmezdi. Muayene zamanı gelmişti ve herhalde numarası değişmişti. Doktor duvara yansıyan yazıları okumasını istedi. Sonuç hiç de fena değildi ve yaşınız gereği yazıları okumakta zorlanabilirsiniz. Şu an için yakın gözlüğü vermiyorum. Dayanabildiğiniz kadar dayanın dedi.

Uzun yıllardan beri çalıştığı şirketi konjonktürel zorunluluklar gereği eleman azaltmaya gidiyordu. Piyango adama vurmuştu. Ne onca yıllık tecrübesi ne aldığı eğitimler ne de bildiği yabancı diller fayda etmemişti. “Belli bir yaştan sonra” iş bulmak imkansızdı. Yaptığı işin stresi onu hayli yıpratmıştı. O kadar ki çalışmak dahi istemiyordu. İkinci üniversiteyi okumaya karar verdi. Seçtiği bölüm felsefeydi.

İşte, bizzat yaşadığınız ya da çevrenizden duyduğunuz iki gerçek hikaye. Koskoca bir 40 yılın sonunda biyolojik değişimlerin kaçınılmaz fizyolojik etkilerini yadsıyamayız da şu “belli yaştan sonra” iş bulamama konusunda bünyem biraz alerjik reaksiyon gösteriyor. Yazımın konusu konjonktürel meselelerin sosyolojik etkileri olmadığına göre biyolojik saatin 40’ı göstermesinin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ele almak istiyorum.

Onca yıl çalışıp didindikten sonra işini kaybetmek ve arkanda bir dayın, amcan yoksa iş bulamamak! Hayatının en güzel yıllarında ki yirmili yaşlardan bahsediyorum, bir baltaya sap olabilmek için o dershane bu öğretmen derken belki de hiç istemediğiniz bir bölümde, hiç yapmayacağınız bir iş için üniversiteli olmaya çalışmak! Bunlara hayatın bize dayattıkları, herkesin yaptığının aynısını yapmak diyebiliriz.

İnsanın hayatında dönüm noktaları olur. Bence 40 yaş bir dönüm noktasıdır. Hayat rutin akışında seyrederken bir de bakmışsınız başka bir yere akmaya başlamışsınız. Bu yeni akıntı belki sizi sarp kayalıklara savurabilir. Yüzmeyi çok iyi becerebilirseniz akıntıya kafa tutarsınız. Bu tamamen size bağlıdır.

Doktorunuz yakın gözlüğü takmanız gerektiğini söylüyorsa, çerçevesi pembe mi olsun yeşil mi olsun kararsızlığı içinde bu yeni aksesuarınız için yapacağınız alışverişin hayalini kurabilirsiniz. Böylelikle dikkatleri gözlüğün amacına değil, rengine çekmiş olursunuz.

İşinizi kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle ahlanıp vahlanmayı bir kenara bırakıp ikinci üniversitenize başlayacak olmanın heyecanıyla, sadece nefes aldığınız için değil, düşündüğünüz için de var olduğunuza şükredip -kitabını yazmaya hazırlanan- bir filozof olabilirsiniz.

40 yaş bence yeni bir başlangıçtır!

Sevgiyle ve doğal kalın.

3 thoughts

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s