Aromaterapi ve Esansiyel Yağların Vücudumuza Etkileri

Kokularla tedavi şekillerinin bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak bedenimize iyi geldiğini hatta iyileştirdiğini sadece ben değil, bilimsel çalışmalar da söylüyor. Bu özellikleriyle bitki dünyasının bize sunduklarının oldukça büyülü ve yüce bir tarafı olduğunu kabul etmek gerekir. Hayatımızda onlara yer vermek kendimize yaptığımız en büyük iyilik olacaktır.

Aromaterapi; bir bitkinin çiçeklerinden, ağaç kabuğundan, gövdelerinden, yapraklarından, köklerinden veya diğer kısımlarından elde edilen esansiyel yağların beden, zihin ve ruh sağlığını dengelemek, uyumlaştırmak ve psikolojik ve fiziksel iyilik halini geliştirmek için kullanılmasıdır. Sadece bir semptom veya hastalığı değil, kişiyi tümüyle tedavi etmek için tasarlanmış tamamlayıcı terapi şeklidir. Vücudun doğal yeteneğinin iyileşmesine, dengelenmesine ve korunmasına yardımcı olur.

Esansiyel yağlar cilt tarafından emilebilen, nefes yoluyla solunarak akciğerlere ulaşabilen küçük moleküllerden oluşur. Bu moleküller kan dolaşımına girerek iyileştirici güçleriyle vücudumuzun bütünsel sağlığını düzenlemeye çalışırlar. Esansiyel yağlar çok konsantredir ve sonuca ulaşmak için küçük bir miktar yeterlidir.

Kişi, bir esansiyel yağı soluduğunda, koku burundaki sinir hücreleri tarafından koku alma sistemine taşınır, bu da aromayı beyne, yani limbik sisteme gönderir. Kullanılan yağa bağlı olarak, kendinizi daha canlanmış, rahatlamış, negatif duygulardan arınmış hissedersiniz. Koku alma duyusu diğer duyulara göre 10,000 kat daha güçlüdür. Koku almanın bilinçaltı ve bilinçdışı düşünceyle çok güçlü bir bağı vardır.

Antioksidan hızı ve serbest radikalleri engelleme gücünün ölçüldüğü ORAC testine göre esansiyel yağlar sebze ve meyvelere göre daha yüksek antioksidan gücüne sahiptir. Örneğin her 100 gram için portakalın antioksidan kapasitesi 750, ıspanağın 1206 iken, Karanfil Yağı’nın 1,078,700, Adaçayı Yağı’nın 221,000, Gül Yağı’nın 160.400’dür.

Antioksidan güçlerine ek olarak esansiyel yağlar cilde uygulandığında taşınma adı verilen bir süreçle iyi bir sağlık ve zindelik hissi uyandırır. Washington’daki Tainio Teknolojisini kullanan araştırmacılara göre, esansiyel yağların titreşim frekansları insanın bildiği herhangi bir doğal maddeye göre daha yüksektir. Taşınma prensibi sayesinde, yağın yüksek frekansı o bireyin titreşim kalitesini arttıracaktır.

İnsan vücudunun frekansı -enerji alanı- vardır. BT3 adı verilen ilk frekans monitörü 1992 yılında Bruce Tainio tarafından yapıldı. Bu cihaz tarım endüstrisinin  bitki ve toprağın frekansını ölçmesine yardım etmek için icat edildi. Bu amacının dışında medikal alanda ve insan vücudunun titreşim ölçümleri için de kullanıldı.

Bu ölçümlere göre:

  • Sağlıklı insan vücudunun frekansı 62-72 Mhz’dir.
  • Frekans 62 Mhz’in altına düşerse hücrelerde değişim başlar.
  • Soğuk algınlığı veya nezle olduğunuzda vücudunuzun frekansı 58 Mhz’dir.
  • Vücut frekansının 42 Mhz olduğu yerde kanser görülebilir.
  • Ölüm süreci başladığında vücut frekansının 20 Mhz olduğu ölçülmüştür.

Organların Ortalama Frekansları

Başka bir araştırma düşüncelerin frekansımızı etkilediğini göstermiştir. Negatif düşüncelerin frekansı 12 Mhz düşürdüğü, pozitif düşüncelerin ise 10 Mhz yükselttiği ölçülmüştür. Ayrıca dua etmenin ve meditasyonun frekans seviyesini 15 Mhz yükselttiği tespit edilmiştir.

Enerji bozuklukları fiziksel olarak hastalıkların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Kişi fiziksel veya ruhsal stres yaşadığında vücudun uyumlu frekanslarının ayarı  kolayca bozulur. Yaşam enerjisi akışı bloke olur. Sonuç olarak hastalıklar, rahatsızlıklar ortaya çıkar. 62 Mhz’in altındaki vücut frekansı hastalıkların başlamasına neden olur.

Uzmanlar tarafından “Enerji İlacı”, “Titreşimsel İlaç” olarak nitelendirilen esansiyel yağlar, vücudumuzun sağlıklı doğal ayarlarına dönmesi için uyumlu frekans üretmektedir. Sentetik ilaçlar ve yağlar bunu yapamazlar. Titreşimsel frekanslar vücudun sağlığını geri kazanmasına, zihinsel açıklık sağlamaya yardımcı olurlar.

Esansiyel yağların frekans ölçümleri en yüksek frekansa sahip olan yağın 320 Mhz ile Gül Yağı olduğunu göstermiştir. Lavanta Yağı 118 Mhz, Sandal Ağacı Yağı ise 96 Mhz’dir. Esansiyel yağlar hücrelerin titreşim oranını yükseltmek için çalışırlar.

Bir esansiyel yağ uygulandığında bireysel olarak titreşim kalitesini yükseltir. Birkaç esansiyel yağ karışım yapılarak uygulandığında her biri farklı Mhz frekansa sahiptir. Çeşitli bileşenlerden daha yüksek ya da daha düşük frekans ortaya çıkacaktır. Tedavi edici özellikler iyileştirme yeteneğine sahip veya beden, zihin, ruh dengelenmesi için özel titreşimsel çözümler yaratacaktır.

Geçmişten bugüne bitkilerin iyileştirici gücünü kullanan insanoğlu için günümüzde aromaterapi tamamlayıcı tedavi olarak kısıtlı kullanım alanı bulmaktadır. Sağlıklı yaşamı bütünsel olarak ele aldığımızda beden, zihin ve ruh sağlığı açısından doğal korunma yöntemlerinin hayatımızın bir parçası olarak benimsenmesinin ciddi rahatsızlıkların önüne geçmek için en doğru yöntem olacağını düşünüyorum.

Sevgiyle ve doğal kalın.

Aromaterapi ve Esansiyel Yağların Vücudumuza Etkileri’ için 2 yanıt

  1. Yazinizi cok begendim. Cok sade guzel bi amlatm olmus. Bu arada ciltvesaglik.com/nar kabugunun-sagliga-faydalari linkteki nar kabugu cayi tarifini de öneririm. Iyi calismalar.

    Beğen

dogalivarken için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s